Çarşamba, 08 Eylül 2010
Home

TOKAT KONUŞTU AK PARTİ DİNLEDİ PDF Yazdır ePosta
HÜSEYİN KÖMÜR tarafından yazıldı   
Cumartesi, 13 Mart 2010 19:34
altTokat’ta acı konuşan da oldu. Milletvekili Demir’i ‘unu kuru tuzu kuru’ gören de oldu. “Geçen sene 10 dönüm domatesimden 1.500 lira para almışım. Benim borcum var gübreciye, ilaççıya ödeyemedim.” diyen de… AK Parti’nin vatandaşları dinlemek, onlardan gelecek istekleri, şikayetleri anlamak için başlattığı etkinlikler olmuştu. İlçelerimizin çoğunluğunda gerçekleştirilen etkinlik Cumartesi günü de Tokat Merkez için yapıldı. İl Teşkilatı’ndan Merkez İlçe Başkanlığı’nın organizesi ile ‘Tokat Konuşuyor, Tokat’ı Dinliyoruz” etkinliği yapıldı. Tokat Belediyesi Nikah Salonu’ndaki toplantıda Merkez İlçe Başkanı İzzet Soyuer ile Yönetim Kurulu Üyeleri ev sahipliğini yaparken vatandaşlardan gelebilecek sorulara yanıt vermek üzere AK Parti İl Başkanı Av. Eyüp Eroğlu, İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Elibol, Tokat Belediye Başkanı Doç. Dr. Adnan Çiçek ile Tokat Milletvekilleri Hüseyin Gülsün ile Prof. Dr. Osman Demir de hazır bulundu. Toplantıya davet edilen isimler ise Tokat’ımızdaki sivil toplum örgütleri temsilcileri ile köy ve mahalle muhtarları oldu. TOPLANTININ AMACI Saat 10.30’da başlayan toplantı saat 14.00’a kadar sürdü. Açılış konuşmasını yapan isim AK Parti Merkez İlçe Başkanı İzzet Soyuer oldu. Toplantı amacını açıkladı. Tokat’a dair konuşulması gereken ne varsa, sorun olarak görülen ne varsa, çözüm olarak gündeme getirilebilecek teklifler ne ise hepsini dinlemeye hazır olduklarını söyleyen Soyuer “diyalog fikrine inanan bizler, sizlerle birlikteyiz.” Dedi. Sırasıyla Tokat Belediye Başkanı Doç. Dr. Adnan Çiçek, Milletvekilleri Hüseyin Gülsün ve Prof. Dr. Osman Demir ile AK Parti İl Başkanı Av. Eyüp Eroğlu konuşmalarını yaptıktan sonra davetlilere söz verildi. TOKAT KONUŞTU ACI KONUŞAN DA OLDU TESOB BAŞKANI BEKÇİ Toplantıda söz alan isimlerden biri TESOB Başkanı Mehmet Bekçi oldu. Bir kongreye katılması gerektiği için ayrılacağını hatırlatan Bekçi ilk söz alan isim oldu ve toplantıyı tertip edenlere teşekkür ettikten sonra esnafın beklentilerini dile getirdi. Esnafın üzerinde gecikme faizlerin çok büyük baskı olduğunu dile getirdi. Yüzde 2,5’tan yüzde 1,9’a düştüğünü ama buna rağmen enflasyonun yüzde 8 olduğu bir ülkede aylık yüzde 30, 35’lere varan gecikme faizlerinin esnafı zor durumda bıraktığını söyledi. Esnafın Bağ Kur’unu ödeyemediğinde günlük 1,95 faiz, vergisini ödeyemediğinde günlük 1,95 faiz ödediğini hatırlattı ve bu konunun acil şekilde birleşik faiz uygulanarak çözülmesini istedi. Bağ Kur primini 1 gün ödeyemeyen esnafın sağlık kuruluşundan yararlanamaz hale geldiğini, buna karşın esnafın sigortasını yatırdığı işçinin sağlıktan daha uzun süreli yararlandığını dile getirdi. Tokatlı esnafın kamu ihalelerinde ön planda tutulmasını, önceliğin Tokatlı esnafa verilmesini istedi. KOSGEP Müdürlüklerinden birisinin Tokat’ta açılmasını istedi. Havaalanı konusunda çözüm beklenildiğini söyledi. KREDİ KOOPERATİFİ BAŞKANI AYDOĞAN Esnaf Kredi Kefalet Kooperatifi Başkanı Ahmet Hamdi Aydoğan da ikinci konuşan isim oldu. Başkan Aydoğan özetle “sayın vekilim bankaların mali gücünden bahsetti, evet doğrudur ekonomik krizi bankalar güçleri ile geçmiştir ama bankaların muhatabı esnaflar onlar kadar güçlü kalamadı sayın vekilim. Bankalar bu yıl büyük kârlar açıkladılar ve kârlarının yüzde 5’ini esnafın sübvanse edilmesi için ayrılmasını teklif ediyorum sayın milletvekilim. Esnaf ve sanatkârımızın bir başka sıkıntısı da esnafın kamu borçlanmasıyla ilgilidir. Kamu borcundaki mantık şu olmalıdır. Kamu, esnaftan alacağı için belli bir tarih veriyor ve hesap yapıyor. O tarihte beklediği para gelmeyince kamu ne yapıyor, hazine aracılığıyla borçlanıyor. Buna bir denge getirilmeli ve kamunun hazineden borçlandığı faiz kadar esnafa faiz getirilmelidir. Yani devlet 3 puanla borçlanırken vatandaşa bunun üzerinde yansımamalıdır. Ayrıca Türkiye’de esnaf sanatkârın kooperatiflerden kredilendirme toplam tutarı 2009 yılı 260 milyon lira. Bunun hiç değilse 2 katına çıkarılmasıyla esnaf ve sanatkârın tek sübvanse yeri olan bu kredilerin faizsiz verilmesinin ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Kosgep kredileri hedeflenen kitleye ulaşamıyor çünkü sicil problemi var. Esnafın banka ilişkilerinde sorun var. Maalesef bu esnafa ulaşılamıyor, Kosgep kredilerinin kooperatif ya da bir diğer sivil inisiyatif üzerinden verilmesi söz konusu olabilir. Bakanın sözü vardı ama olmadı şuana kadar. Bir sıkıntı da marketler yasasıdır. Yılan hikayesi olmuştur. Meclisten geçecek ama çalışma saatleri düzenlenmeden geçmesi hiçbir anlam ifade etmez. Esnafın derdine deva olmaz. Büyük marketler yasasının girişinde sadece 400 metre kareden büyük yerler diye yazılmış. Bu da çok kolay delinebilir. Belirli bir zincire tabi olan veya 5-10 şubeden fazla olan diye değiştirilmesi gerekir. Çünkü 150 metre karelik yerlerde mahalle aralarına kadar taşınan süper marketler var ve esnafın canına ot tıkıyorlar.” TİCARET BORSASI BAŞKANI ÇELTEK Toplantının en eleştirel ve tansiyonu yüksek konuşmasını yapan isimlerden biri Ticaret Borsası Başkanı Ahmet Çeltek oldu. Milletvekili Demir’i ‘unu kuru tuzu kuru’ olmakla eleştirdi. Bu toplantıda konuşulanların salonda kalmamasını isteyen Çeltek özetle şunları söyledi: “Sayın milletvekilimiz Osman Demir efendi, konuşmasında şöyle bir şey söyledi: ‘Kamuya olan borçlarınızı sakın ihmal etmeyin.’ Zannediyorum kendisinin unu kuru, tuzu kuru misali, ondan kaynaklanıyor galiba. Çünkü onu o şekilde söylememesi lazımdı. Çünkü bugün esnafın, tüccarın, köylünün, esnafın, hepsinin sıkıntısı belli. Var mıdır bir tane sıkıntısı olmayan arkadaş. 15-20 günün içinde büyük insaflar iflas edip, iş yerlerini kapattılar. Burada bankaların çok güçlü olduğundan, krizin teğet geçtiğinden bahsedildi. Ama gerçek noktalara değinilmiyor. Türkiye’de enflasyon yüzde 7 yüzde 8’lerde iken bankalarda faizler halâ yüzde 20’lerde yüzde 25’lerde. Ne oluyor, bankalar çok güzel para kazanıyorlar. Bankaların güçlü olması bizi sıkıntıya sokmaz ama kimin paraları ile güçlü oldu, kredi kullanan insanların parasıyla güçlü oldu. Orda bir şey var size açıklanmıyor, bugün bankalar dışardan para isteyen esnafa, tüccara, köylüye zorluk çıkarıyor, neden biliyor musunuz? Çünkü parasını devlete daha kolay satıyor ve orda bir de garanti var. Risk yok. Tabiî ki 1 milyarlık hazine ihalesine 5 milyarlık teklif gelebilir. Kimden geliyor bu teklif? Para babalarından geliyor, başka bir şey değil yani, Bunlar çok inandırıcı değil. Ben Türkiye’de ekonominin düzelmesinde şuna bakarım. Cari açık ne duruma geldi. İthalat, ihracat nedir? Oralar hiç konuşulmuyor. Keşke Milletvekili Demir o konuşmasını burada değil de meclis kürsüsünde konuşsaydı, burada size daha başka şeyler anlatsaydı. Türkiye’nin ve Tokat’ın en önemli konusu tarım ve hayvancılıktır. Kanayan yarasıdır. Bunları ben anlatırken sakın kimse yanlış anlamasın. Devletten de fazla bir şey beklemek anlamında söylemiyorum. Bütün resmi kurum ve kuruluşlar da yetkili insanlar herkes arkasına bir tane siyasetçi almış, o siyasetçiye dayanarak vatandaşın işlerini savsaklıyorlar. Bir tanesini şikayet ettiğinizde arkasından bir siyasi çıkıyor ve ‘onu ben getirdim. Dokunamazsınız.’ diyor. TANSİYON YÜKSELDİ! (Ak Parti İl Başkanı Eroğlu,Çeltek’ten konuşmasını toparlamasını istedi. Ahmet Çeltek sözü uzattıkça tansiyon da yükseldi. Söz hakkı bekleyenlerin sözlü müdahalesi oldu. Konuşma süresinin sınırlı tutulması istendi.) Ahmet Çeltek devam etti “Vatandaşlar gidip de zirai kredi kullandığında yüzde 20’ler civarında, Ziraat Bankası’nda ise yüzde 8’ler civarında… aradaki farka bakın. Ama vatandaş Ziraat Bankası’ndan 10 bin lira kredi alamadığı için diğer bankalara gitmek zorunda kalıyor. Daha sonra da ödeyemeyip sıkıntılara düşüyor. Sebebi nedir? İlk önce o bankaya gittiğin zaman ‘0’ risk ile çalışmak istiyor. Çiftçi ve köylü olduğum için söylemiyorum, en sağlam insan köylüdür. Hayvan ve et fiyatlarının bugünkü geldiği nokta, süt fiyatlarının taban fiyatlarının geldiği nokta. Bizde 720 bin lira. Diğer illerde ise daha yüksek. Et Balık Kurumları tekrar faaliyete geçmeli. Yem sanayi, süt sanayi kurulmalı. Tarımda eğitim eksiklikleri var. Kaliteli tohum sorunu var. Paketleme sorunları var. Pazar sorunu var.” ÇAMAĞZI KÖYÜ MUHTARI Toplantının en ateşli konuşmasını yapan isimlerden biri de Çamağzı Köyü Muhtarı oldu. Muhtarın konuşmasının özeti şu şekilde idi: “Burada il genel başkanım konuştu, milletvekillerimiz konuştu. Ben çok üzüldüm. Çiftçi olarak üzüldüm. Hiç birinizin konuşmasında ne şeker pancarı geçti, ne domates geçti, ne buğday geçti. Tokat’ın gerçek can damarı olan tarımla alakalı hiçbir şey geçmedi. Geçen sene buğdayı kaça sattınız diye sordunuz mu? 25 kuruşa satamadık. Şeker pancarımız aynı şekilde yerinde sayıyor. Mazot fiyatları nerde? Ben kendim geçen sene domatesi Tokat’a 80 kuruşa verdim. Bana maliyeti 200 kuruş ben 80 kuruşa verdim. El insaf. Geçen sene 10 dönüm domatesimden 1.500 lira para almışım. Benim borcum var gübreciye, ilaççıya ödeyemedim. Ve ben her zaman bizim köye gelen siyasetçiye dedim ki, vekilim gelmişti, hatta kızmıştı bana, ben doğruyu söylerim, oyumu veririm eleştiririm de… Lütfen, Tokat’ın can damarı tarımdır, tarımı kalkındırmadan Tokat’ı kalkındıramazsınız. Mümkün değil. Benim köyümde geçen dönem çift sandık vardı, bu sene tek sandığa düştü. Niye düştü? Yerimde istihdam mı, yerinde yok etme politikası mı? Bizim Tokat için özel bir tarım politikası istiyoruz. Bugün Tarım İl Müdürlüğü yeterli değil. Ziraat Odası başkanımız burada mı? Yok. Niye gelsin ki. Ben anlamıyorum bu oda seçimlerini, birilerinin tekelinde. Ziraat Odalarının çiftçiye hizmet vermesini istiyoruz. Ziraat Odalarının bize en ufak bir faydası yok. (-Muhtar, bu söz üzerine oradaki arkadaşlarına seslendi ve var mı arkadaşlar? Diye sordu. Alkışlar eşliğinde ‘yok’ cevabı aldı-) O zaman Ziraat Odaları niye var? TAŞLIÇİFTLİK KÖYÜ MUHTARI Toplantıda konuşan muhtarlardan biri de Taşlıçiftlik Köyü muhtarı oldu. Bir taşocağından hareketle Milletvekili Hüseyin Gülsün’den yanıt istedi. Muhtarın konuşmasının özeti şu şekilde oldu: “Taşlıçiftlik Köyü ile ulaş Köyü arasında bir taşocağı var. Bu taş ocağı ile ilgili her iki muhtar gerekli mücadeleyi yaptı. Bakanlıktan temsilciler gönderildi. Orda yerinde incelemeler yapıldı ve her iki köy halkının istemediği belli oldu. Ama bizim buradaki kurumlarımızdan DSİ, Tarım İl Müdürlüğü, birkaç kurum olumsuz rapor veriyor, ama bunlar olumlu rapor veriyor. DSİ’nin bu işle alakalı olmadığı halde bunların arkasında sayın Vekilimiz Hüseyin Gülsün’ün ismi geçiyor, bunu burada açıkça söyleyeyim, bilinsin, DSİ raporu veriyor ama Sulama Birliği’ne yazılmıyor. Bakanlıktan gelen tebligatlar yapılıyor. İçeriği verilmiyor. Biz iki köy de taşocağından rahatsızız. Bizim raporlar dikkate alınmadan taşocağı için ÇED raporu verilecek. Biz hukuki yola gideceğiz ama sayın Vekilimiz sizin buradaki konumunuz nedir? Danışmanınıza defalarca ulaştım, tekrar tekrar aradım ve en sonunda patladım, ‘çıkarı ne?” diye söyledim. Ama halâ dönmediniz ve bir bilgi de alamadım sizden.” KOCACIK KÖYÜ MUHTARI Toplantının en kısa süren konuşmasını Merkeze bağlı Kocacık Köyü Muhtarı yaptı. ‘Köyümüzün köy konağı ihtiyacı vardır. Bunu da not edin.” Dedi. MUHTARLAR DERNEĞİ BAŞKANI GÖKREM Tokat Muhtarlar Derneği Başkanı Mustafa Gökrem’in konuşması da şu şekilde oldu: “Belediyemizle rutin toplantılarımızı yapıyoruz. Fakat seçimin bittiği 28 Mart’tan buyana 1 yıl geçti, Tokat Belediyesi ile beraber birçok projelerin, kamuoyuna yansıyan 60 projeden nerelere gelindiğini burada sormak istiyorum. Kentsel Dönüşüm Projesi’nin neresindeyiz? TOKİ ile ilgili projenin neresindeyiz? Bugün konu ile ilgili bilgi almak istiyoruz.” dedi. Sözlü ve yazılı sorular devam etti ve sonrasında da cevaplar bölümü oldu. www.tokatgazetesi.com
LAST_UPDATED2